Türkiye’de şirket kurmak isteyen girişimciler için en temel adım, uygun türü belirlemek ve kuruluş sürecini yasal çerçevede tamamlamaktır. Anonim, limited ve şahıs gibi farklı türleri; vergi yükümlülükleri, kurulum maliyetleri ve faaliyet alanlarına göre de değişiklik gösterir. Açılış süreçleri, 2025 itibariyle güncel maliyet hesaplamaları, e-Devlet üzerinden başvuru adımları, e-ticaret, home ofis gibi özel ihtiyaçlar, mali müşavirlik gereklilikleri ve yasal sorumluluklar açısından dikkatle planlanmalıdır. Şirket türleri arasındaki farklar, başvuru belgeleri, vergi sistemleri ve kuruluş sonrası süreçler, girişimcilerin karar aşamasında bilmesi gereken başlıca konular arasındadır.
Türkiye’de “şirket” kavramı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) göre düzenlenmiştir. TTK’nın 124. maddesine göre, işletmeler, iki veya daha fazla kişinin ortak ekonomik amaç doğrultusunda emek ile sermayelerini birleştirerek oluşturdukları gerçek ve tüzel kişiliklerdir. Bu tüzel kişilikler, ticari faaliyetlerde bulunmak üzere kurulup kendi adlarına hak ve borç sahibi olabilirler.
TTK, işletmeleri iki ana gruba ayırır: Sermaye ve şahıs şirketleri. Sermaye şirketleri; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketi içerir. Bu yapılarda, ortaklar yalnızca üstlendikleri sermaye miktarı kadar yükümlülük taşır. Şahıs işletmeleri ise kollektif ve komandit yapıları kapsar. Bu yapılarda ortaklar, işletme borçlarından dolayı şahsi mal varlıklarıyla sınırsız sorumludur.
İşletmelerin kuruluşu, işleyişi, sona ermesi gibi hususlar, TTK’da detaylı olarak düzenlenmiştir. Ayrıca, kooperatifler gibi özel işletme türleri de ilgili özel kanunlarla düzenlenir. Kurma süreci, ticaret siciline tescil, vergi mükellefiyeti ve diğer yasal yükümlülükleri içerir. Bu süreçler, türü ile faaliyet alanına göre değişiklik gösterebilir.
Türkiye’de işletme kurmak isteyen girişimcilerin, TTK hükümleri ve ilgili mevzuatlar çerçevesinde hareket etmeleri gerekir. Bu bağlamda, işletme türünün doğru seçilmesi, kuruluş sürecinin eksiksiz tamamlanması ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi büyük önem taşır.
Türk hukuk sisteminde şirketler TTK 124. maddesi ile devam hükümlerine göre düzenlenmiştir. Buna istinaden işletmeler iki ana gruba ayrılır: Şahıs ve sermaye. Bu ayrım, işletmenin tüzel kişilik yapısına, ortakların sorumluluk düzeyine ve yönetim biçimine göre yapılır.
Şahıs şirketlerinde esas olan, ortakların birbirlerine olan güven ilişkisidir. Ortakların kişisel nitelikleri ön plandadır. İşletmenin varlığı genellikle ortakların kişiliklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Kollektif ve adi komandit olmak üzere iki ana türü vardır.
Kollektif işletmeler; TTK Madde 211-243 arasında düzenlenmiştir. Tüzel kişiliğe olurken en az iki gerçek kişi tarafından kurulur. Ortaklar, işletme borçlarından ötürü kişisel mal varlıklarını da kapsayacak şekilde, sınırsız ve zincirleme biçimde sorumlu tutulurlar. Sermaye koyma zorunluluğu vardır, ancak belirli asgari sermaye tutarı aranmaz.
Adi komandit şirketler TTK madde 243-263 arasında düzenlenmiştir. Bir kısım ortaklar (Komandite) sınırsız sorumludur, diğerleri (komanditer) sadece sermaye payları kadar sorumludur. Komandite ortaklar yalnızca gerçek kişi olabilir. Ticaret ünvanında, en az bir sınırsız sorumlu (Komandite) ortağın ismine yer verilmesi zorunludur. Her iki şahıs işletmesinde de kararlar genellikle oy birliğiyle alınırken ortakların şirketten ayrılması veya vefatı işletmenin dağılmasına neden olabilir.
Sermaye işletmelerinde esas olan, ortakların sermaye koyma yükümlülükleridir. Ortakların kişiliklerinden çok, koydukları sermaye ile işletmenin kurumsal yapısı önemlidir.
TTK madde 573-644’te bahsi geçen tüzel kişilikli yapı en az bir, en fazla elli ortakla kurulabilir. Ortaklar, yalnızca taahhüt ettikleri sermaye tutarı kadar mali yükümlülük altındadır. Şu anki yasal düzenlemelere istinaden minimum sermaye tutarı 50.000 TL olmalıdır. Muhasebe ve vergi sorumlulukları açısından anonim şirketlerle benzer uygulamalara tabidir. Pay devri bazı şartlara ve noter onayına bağlıdır.
TTK madde 329-563’te anlatılan anonim işletmeler en az bir gerçek veya tüzel kişiyle kurulabilir. Kurucu sayısında azami bir sınır yoktur. Ortaklar, işletmenin borçlarından yalnızca taahhüt ettikleri sermaye tutarı kadar sorumludur; bu tutarın ötesinde herhangi bir yükümlülükleri yoktur. Kurulabilmesi için gerekli asgari sermaye günümüz mevzuatlarına göre 250.000 TL olmalıdır (Yıllık olarak güncellenerek artırılabilir, takip edilmelidir). Halka arz, pay senedi çıkarma, yönetim kurulu, genel kurul gibi kurumsal yapılar mevcuttur. Pay devri kolaydır, işletme yapısının sürekliliği daha güçlüdür.
TTK’nın 564 ile 572. maddeleri arasında, sermayesi paylara ayrılmış komandit şirketlere ilişkin hükümler yer alır. Hem anonim hem komandit özelliklerini taşır. İşletmeyi yöneten komandite ortaklar sınırsız sorumludur. Ancak komanditer ortaklar, sadece sermaye payı kadar sorumludur. Nispeten nadir kullanılan bu tür, çoğunlukla belirli ve özel amaçlara hizmet edecek yapılar tarafından seçilir.
Yeni bir işletme kurulurken en temel adımlardan biri, yasal gereklilikleri karşılayan, akılda kalıcı ve markalaşmaya elverişli bir ticaret unvanı seçmektir. Türkiye’de şirket ismi bulma süreci, TTK, Ticaret Sicili Yönetmeliği, Marka Hukuku ve Türk Dil Kurumu’nun (TDK) belirli dil kuralları çerçevesinde şekillenir. TTK madde 39’a göre ticaret unvanı kullanması ve her tacirin (İşletmenin), işletmesini ticaret siciline tescil ettirmesi zorunludur (Örneğin “Ardıç Yazılım Anonim Şirketi” veya “Mavi Kargo ve Lojistik Limited Şirketi” gibi). Ticaret unvanı, işletmenin faaliyet alanını belirtmeli veya çağrıştırmalıdır. Fakat daha önce tescil edilmiş bir unvan ile aynı olamaz.Ticaret ünvanı birebir aynı olmasa dahi, benzerlik nedeniyle karışıklık yaratma riski taşıyorsa tescile uygun görülmez. Şirket ismi belirlerken aşağıdaki hususlara dikkat edebilirsiniz:
Türkiye’de işletme ismi seçerken sadece yaratıcı olmak yetmez; aynı zamanda hukuki uygunluk, ayırt edicilik ve sürdürülebilir markalaşma potansiyeli de dikkate alınmalıdır. Ticaret unvanınız; işletmenin imajını, güvenilirliğini ve uzun vadeli başarısını doğrudan etkiler. Bu nedenle karar verirken hem hukuki hem de stratejik düşünmek gerekir. Aşağıdaki yöntemler işletme adı bulmakta etkili olabilir:
Bir işletmenin varlığını, unvanını, yasal durumunu veya ticaret sicili bilgilerini doğrulamak için yapılan işlem şirket sorgulama olarak adlandırılır. Yeni bir işletme kurmayı planlayan girişimciler için, belirledikleri ticaret unvanının daha önce tescillenip tescillenmediğini kontrol etme sürecidir. Hem resmî kurumlar hem de çevrimiçi sistemler üzerinden güvenli şekilde yapılabilir. Şirket ismi sorgulama işleminde aynı zamanda ticaret siciline kayıtlı olup olmadığını, faaliyet alanını, vergi numarasını, kuruluş tarihini, ticaret unvanını, vergi dairesi bilgilerini öğrenebilirsiniz. Ticaret unvanının kullanılabilirliğini kontrol etmek için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz:
Şirket kurmak; türünü belirleme, gerekli belgeleri hazırlama, MERSİS kaydı ile ana sözleşmenin hazırlanması, ticaret sicil müdürlüğüne başvuru, vergi dairesi işlemleri, SGK kayıtları, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı adımlarından oluşur. Buna göre aşağıdaki adımları uygulayabilirsiniz:
1. Şirket kuruluş sürecindeki ilk aşama, işin niteliğine ve hedeflenen faaliyet alanına en uygun şirket yapısını tercih etmektir.
2. Gerekli belgelerin hazırlanması: İşletme türüne bağlı olarak değişiklik gösterebilecek belgeler genel olarak şunlardır:
3. MERSİS kaydı ile ana sözleşmenin hazırlanması: MERSİS’ten şirketin ana sözleşmesi hazırlanıp şirket bilgileri sisteme girilir. İzlenecek prosedür, seçilen şirket türüne bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
4. Gerekli evraklar tamamlandıktan sonra, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil başvurusu gerçekleştirilir. Başvuru sırasında, işletmenin tescili için gerekli harçlar ile ücretler ödenir.
5. Vergi dairesi işlemleri: Şirketin bağlı olacağı vergi dairesine başvurarak vergi kimlik numarası alınır. Ayrıca, defter tasdik işlemleri gerçekleştirilip yoklama süreci başlatılır.
6. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları: Çalışan olacaksa, SGK’ya işyeri bildirgesi verilerek kayıt işlemleri tamamlanır. Bu adım, çalışanların sosyal güvenlik haklarının sağlanması açısından önemlidir.
7. İşyeri açma çalışma Ruhsatı: Belediyeden işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınır. Bu ruhsat, işletmenin faaliyet göstereceği adresin yasal olarak işletme faaliyetlerine uygun olduğunu belgeler.
Şirket kurma maliyetleri, seçilen işletme türüne ve faaliyet alanına göre değişiklik gösterebilir. Aynı zamanda yıldan yıla artan enflasyon, maliyet artışları, yeniden değerlemelerle rakamlar sürekli yükselme eğilimindedir. Kuracağınız yıla göre hesaplamak daha mantıklı olacağı için kesin rakamlar vermek sağlıklı olmayacaktır. Ancak genel olarak aşağıdaki kalemleri içerir:
İşletme açma sürecinde bir mali müşavir veya hukuk danışmanından destek almak, işlemlerin doğru ve hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlar. Seçilen ismin daha önce tescil edilip edilmediği, MERSİS’ten kontrol edilmelidir. İşletmenin faaliyet gösterdiği adresin, ilgili belediyeden işyeri açma ve çalışma ruhsatı alabilecek nitelikte olması gerekir.
Türkiye’de işletme kurarken dikkat edilmesi gereken hususlar, yasal yükümlülüklerin yanı sıra ticaret hayatınızın sürdürülebilirliği ve başarısı açısından da büyük önem taşır. Özellikle Türkiye’de şirket kuruluşu, yalnızca başvuru süreci değil; hukuki sorumluluklar, mali yükümlülükler ve stratejik kararlar içeren kapsamlı süreçtir. İşte işletme kurarken göz önünde bulundurmanız gereken başlıca noktalar:
İşletme kurarken göz önünde bulundurulması gereken unsurlar, yalnızca resmi prosedürlerden ibaret değildir. Hukuki, mali, stratejik ve operasyonel kararların her biri, işletmenin geleceğini belirler. Acele etmeyin, danışın ve planlayın. Unutmayın; doğru kurulan bir yapı, uzun vadede güçlü marka yaratmanın temelidir. Bu nedenle Muhasebe Dünyası’nı sık sık ziyaret edebilirsiniz. Güncel ve yeni içeriklerle bilgilendirmeye devam ediyoruz.